Saç Ekimi
Trend

Saçkıran ve Sakal Kıran (Alopesi areata)

5/5 - (1 vote)

Saçkıran bir çeşit otoimmün hastalıktır, aslında bu hastalıkta saç kökleri bağışıklık sistemi tarafından yok edilir ve sonuçta kişinin dış görünümünde saç dökülmesi şeklinde görülür. Bunun için endişelenmeyin çünkü saç ekimi saçkıranın kesin tedavisidir. Aşağıda saçkıran ve sakal kıran dökülmesinin belirtileri, tedavinize en kısa sürede başlayabilmeniz için anlatılacaktır.

Saçkıran dökülmesi nedir?

Saçkıran veya alopesi areata olarak bilinen saç dökülmesi, saç köklerinin kaybından kaynaklanır. Bu reaksiyonun kesin nedeni bilinmemektedir. Unutulmamalıdır ki bu saç dökülmesi genellikle yirmi yaşın altındaki gençleri etkiler. Elbette bu fenomen yaşlılarda veya çocuklarda da görülmektedir. Saçkıran, bir kişinin kafasının belirli bir bölgesinin oval şekilli büyüklüğünde saç köklerinin kaybı ile ilişkilidir. Bazen bu saç dökülmesi kafa derisinde ünlem işareti şeklini oluşturur. Saç dökülmesi genellikle belirli bölgelerde meydana gelir ve zamanla aynı bölgeden saçlar yeniden çıkmaya başlayabilir. Bazen bir bölgede saç dökülmesi yeniden çıkmaya başlarken, diğer bölgelerde saç dökülmesi olur.

Saçkıran dökülmesi nedir?

Saç ekiminizin fiyatı hakkında bilgi almak için +90 555 100 30 40 numaralı telefondan Helia dermatoloji ve saç kliniği danışmanlarına ücretsiz ulaşabilirsiniz. Ayrıca saç ekimi ve diğer güzellik hizmetleri ile ilgili tüm sorularınızı +90 555 100 30 40 WhatsApp messenger ile bizimle paylaşabilirsiniz.

Saçkıranın nedenleri

Saçkıran bir kişinin bağışıklık sistemindeki bir kusurdan kaynaklanır. Bu komplikasyonda vücudun bağışıklık sistemi yabancı bir ajan olarak kendi foliküllerini algılar ve saldırır. Çoğu durumda bu saldırı folikülü tamamen yok edemediğinden bir süre sonra folikül kendi kendini onarır ve sonuç olarak bu bölgede saçların yeniden çıktığını görürsünüz. Unutulmamalıdır ki, hastalık ilerlerse saç ve sakal kellik oval şeklinden çıkmış olur ve hızla ilerler.

Saçkıran nedir? Saç veya sakal bir daire şeklinde ve madeni para büyüklüğünde dökülecektir.
Bu komplikasyonun nedenleri Bağışıklık sistemi işlev bozukluğu, foliküller gibi iç hücrelerin yabancı olarak kabul edilmesine neden olur.
Saçkıranın tedavisi
  • Mezoterapi
  • PRP yöntemi
  • Dökülme bölgesindeki folikülü güçlendirmek için bir solüsyon enjekte edilmesi.
  • Trombositten zengin plazma enjeksiyonu
Bu hastalık bulaşıcı mıdır? Hayır, bu hastalık immün yetmezlik nedeniyle ortaya çıkıyor, bu yüzden endişelenmenize gerek yok.

Saçkıran için farmakolojik tedaviler

Saçkıran için farmakolojik tedaviler

Saçkıran için en yaygın tedavi şekli, bağışıklık sistemini baskılayabilen kortikosteroidlerin (güçlü anti-inflamatuar ilaçlar) kullanılmasıdır. Bu ilaçlar, genellikle enjeksiyon, topikal merhem veya oral tablet olarak verilirler. Bu tedavilerin etkili olabilmesi ve ters etki yapmaması için mutlaka doktor kontrolünde alınması gerekmektedir. İşte alopesi areata için en etkili tedavilerden bazıları:

  • Spironolakton (spironolactone): Spironolakton, alopesi areata tedavisi için 10 üzerinden 7.3 ortalama puana sahiptir. Bu ilacı kullanan kişilerin yüzde 61’i olumlu, yüzde 18’i olumsuz etki bildirmiştir.
  • Minoxidil(minoxidil): Topikal minoxidil, saçkıran tedavisi için 10 üzerinden ortalama 5.4 puana sahiptir. Bu ilacı kullanan kişilerin yüzde 42’si olumlu, yüzde 40’ı olumsuz etki bildirmiştir.
  • Kenalog-10 enjeksiyonu (Kenalog-10): Bu ilaç, ilacı ağızdan alamayan hastalara verilen bir kortikosteroiddir (kortizon benzeri veya steroid ilaç). Ayrıca saçkıran tedavisi için 10 üzerinden 8.8 ortalama puanı vardır.
  • Triamsinolon(triamcinolone): Saçkıran tedavisi için 10 üzerinden ortalama 8.7 puana sahiptir.
  • Kadın Rogaine (Women’s Rogaine): Kadınlarda saçkıran tedavisi için 10 üzerinden 8,3 ortalama puana sahiptir.

Bu hastalık kalıtsal mı?

Genetikçiler tarafından yapılan araştırmalar, saçkıranın kalıtsal bir geçmişe sahip olduğunu, ancak birkaç genetik ve çevresel faktörün dahil olduğu göründüğü için kalıtım modeli net değildir. Genel olarak, birinci derece akrabaların (kardeşler veya çocuklar gibi) hastalığa yakalanma riski, genel popülasyondan daha yüksektir.

Saçkıranın (alopesi areata) türleri

Saçkıranın kesin tedavisi nedene bağlıdır. Alopesi areata veya alopesi areata’nın saç dökülmesine yol açan otoimmün bir hastalık olduğu düşünülmektedir. Hastalık genellikle saçlı deride veya vücudun kılların çıktığı diğer kısımlarında (sakal, kaş veya kirpik gibi) yuvarlak veya oval lekeler olarak görülür. Saçkıran (alopesi areata) türleri şunlardır:

  • Düzensiz Alopesi Areata (Patchy Alopecia Areata)
  • Alopesi Totalis (Alopecia Totalis)
  • Alopesi Universalis (Alopecia Universalis)
  • Alopesi Barba (Alopecia Barbae)
  • Yaygın Alopesi Areata (Diffuse Alopecia Areata)
  • Ophiasis Alopesi (Alopecia Ophiasis)

Saçkıranın teşhis etme yöntemleri

Bir dermatolog genellikle sadece saç dökülmesi miktarını ve birkaç saç örneğini inceleyerek saçkıranı teşhis edebilir. Doktorunuz ayrıca saç dökülmesine neden olan diğer durumları (mantar enfeksiyonları dahil) ekarte etmek için kafa derisi biyopsisi isteyebilir. Bir kişinin otoimmün hastalığı olduğundan şüpheleniliyorsa kan testi de yapılabilir; Bu özel kan testi, doktorunuzun şüphelendiği belirli bir bozukluğa bağlıdır, ancak laboratuvar muhtemelen bir veya daha fazla anormal antikoru test edecektir.

Bu antikorlar bir kişinin kanında bulunursa, genellikle bir otoimmün bozukluğu olduğu anlamına gelir. Saçkıranı teşhis etmek için gerekli olabilecek diğer testler şunları içerir:

  • C-reaktif protein ve eritrosit sedimantasyon hızı
  • Demir seviyesi
  • Antikor testi
  • Tiroid hormonları
  • Serbest ve toplam testosteron
  • Folikül uyarıcı ve lüteinize edici hormon

Ne zaman doktora görünmeli?

Başınızda ve vücudunuzda ilk kel noktayı gördüğünüzde bir dermatoloğa görünmeniz ve bunu geciktirmemeniz önerilir. Dermatologlar, farklı tipteki saçkıranini teşhis etmenize ve tedavi seçeneklerini bulmanıza yardımcı olabilirler.

Saçkıran tedaviden sonra tekrar geri gelebilir mi?

Evet! Ancak bir doktor gözetiminde belirtilen stratejilerle yapılan tedaviden sonra yeniden alopesi yaşıyorsanız, mutlaka doktorunuza görünmeniz ve ona danışmanız gerekir. Daha gelişmiş testlere ve diğer tedavi seçeneklerine ihtiyacınız olabilir.

Saçkıran belirtileri

Bazı saçkıran ve sakal kıran dökülmesinin belirtileri şunlardır:

  • Başın bazı bölgelerinde saç dökülmesi dairesel veya elips şeklindedir.
  • Kişinin tırnaklarının görünümü çok sert veya çok yumuşak olabilir.
  • Sakalın bazı kısımlarında saç dökülmesi şeklinde dairesel lekeler belirir.
  • Bir süre sonra zaten saç dökülmesi olan bir yerde yeniden saç çıktığını göreceksiniz.
  • Saçkıran özellikle yılın soğuk aylarında meydana gelir.

Saçkıran ve yaşla ilişkisi

Belirtildiği gibi, yirmili ve kırklı yaşlardaki insanlarda yaygındır. Bazı çocuklarda bu tip saç dökülmesi görülür ve herhangi bir yaş veya cinsiyet kısıtlaması yoktur.

Saçkıranın kesin tedavisi

Saçkıran tedavisi için asla acele etmeyin, saç ekimi tedavisi saçkıran gibi özel nedenlerle çok miktarda saçını kaybetmiş kişiler için uygundur. Aslında saç dökülmesinin nedenine ve şiddetine göre uygun bir tedavi vardır ancak bazı kişiler yanlış yöntemler seçerek sadece tedaviden sonuç almamakla kalmazlar, aynı zamanda o bölgenin hassasiyetini de arttırırlar.

Saç dökülmesini tedavi etmenin ilk adımı sebebini bulmaktır. Çünkü herhangi bir tedavi ile saçlarınızı yeniden çıkarmayı başarsanız bile, saç dökülmesinin sebebini durdurmadığınız için yine de saç dökülmesini beklemelisiniz. Son olarak, saçkıranın kesin tedavisi, hastalığın tedavisi ve saç dökülmesinin durdurulmasından sonra doğal bir saç ekimidir.

Saçkıran için diğer tedaviler

  • Mezoterapi

Saçkıran etkisini ortadan kaldırmanın yöntemlerinden biri de mezoterapidir. Bu yöntemde cildin bazı hayati hücresel bileşenleri, o bölgedeki ve çevresindeki saç büyümesini teşvik etmek için kafa derisine veya saçı dökülen kısma enjekte edilir. Mezoterapi, selülit, hasarlı cilt lifleri, cilt gençleştirme, yara izi giderme, saç dökülmesi gibi alanlarda kullanılan yeni bir yöntemdir.

  • PRP

PRP trombositten zengin bir plazmadır. Trombositin kanın pıhtılaşma sürecinde önemli bir rol oynadığını biliyoruz, ancak trombositlerin vücuttaki rolünü kanın pıhtılaşmasından biraz daha fazla olduğunu bilmek ilginç. Kan pıhtılaşma sürecinde trombositler, yara bölgesinde serbest bırakıldıktan sonra, kayıp hücrelerin büyümesini ve onarımını destekleyen sitokin maddesini salgılarlar.

Saçkıran bulaşıcı mı?

Bu tip saç dökülmesi biraz farklı çalışır ve aslında zayıflamış bir bağışıklık sistemi nedeniyle oluşur. Ancak saçkıran bulaşıcı değildir ve rahatsız edici semptomları yoktur. Sadece saç dökülmesi nedeniyle kendinize olan güveninizi kaybedebilirsiniz, bu nedenle kendinize olan güveninizi artırmak için daha önce bu hastalığı geçirmiş kişilerle bağlantı kurmanız önerilir.

Erkeklerde Saçkıran

Saç dökülmesi sadece saçkıranla sınırlı değil ve çoğu durumda bu tür dökülme sakal, bıyıklarda ve bazen de kaşlarda görülür. Bu tür dökülmede aslında bağışıklık sistemi kendi hücrelerine saldırır ve maalesef o kadar yaygındır ki insanların yaklaşık yüzde bir ila ikisini etkiler. Hastalığın başlangıcında kişi yaklaşık bir veya iki santimetre saç dökülmesi yaşar ve vücut hücrelerinin şiddetli saldırıya uğradığı durumlarda sakal veya bıyık üzerinde de bariz saç dökülmesine neden olur. Aslında bu tip saç dökülmesi erkeklerde daha yaygındır.

Saçkıranı önlemek için bakım

Tüm saç bakımında, saç tellerini ve kalitesini yaşam boyu korumak için aşağıdaki ipuçlarını takip etmeye çalışmanız önerilir:

  • Diyetinize antioksidan takviyeleri ekleyin. Önerilen takviyeler, vücuttaki iltihabı ve serbest radikallerin etkisini azaltmak için omega-3, A vitamini, C ve E vitamini vb. içerir. B12, B1 ve B6 vitaminlerini içeren B kompleksi vitaminleri beyne doğrudan etkiler ve stresi azaltır. B5 Vitamini (pantotenik asit) ve biotin yeni saç büyümesini destekler.
  • D vitamini eksikliği birçok iltihaba neden olabilir. Bu vitaminin işlevleri kalsiyumun emilmesine yardımcı olmak, hormonları düzenlemek ve bağışıklık sistemini güçlendirmekdir.
  • Bu takviyeler herkes için gereklidir, ancak dozaj doktorunuz ve testleriniz tarafından belirlenmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir